Ya Rabbi..!! Senden Gelen Her Ne Varsa AMENNA!!!

Kur'an Hatim Programı

15/6/2007 - Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Kategori: Bamteli

 

                     

                                        

 

 

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Soru: Günümüzde aile müessesesinin ciddi yaralar almış olması, sahipsiz bir sürü çocuğun da ortada kalmasına ve sokaklara düşmesine sebebiyet verdi. Aile sıcaklığından mahrum kalan ve gayz, kin, nefret duygularıyla beslenen bu çocukların, toplumu huzursuzluğa sürükleyen birer tehdit unsuru haline gelmemesi için bize ne gibi vazifeler düşmektedir?

-Bugün aile içerisinde huzursuzluğa sebebiyet veren ve eşleri birbirinden koparan sebeplerin başında özgürlüğün yanlış yorumlanması ve mutlak hürriyet mülahazası gelmektedir. (00.30)

-Babası ölene yetim, annesi ölene de öksüz denir; fakat, bugün anne-babası var olduğu halde, onların görüp gözetmesinden ve sevgisinden mahrum kalan o kadar çok çocuk var ki, bunlara dense dense “ebedî yetimler” ya da “derbeder yetimler” denir. (03.35)

-Yuva bir toplumun molekülüdür; onun yıkılması toplumun yıkılması demektir. (05.07)

-Çoğunlukla sokak çocukları kullanılarak işlenen suçları engellemek için polisiye tedbirler ve zecrî uygulamalar mutlaka faydalıdır; ama bunlar meseleyi muvakkaten defetmeye matuftur. Meselenin temelden halledilebilmesi nesillerin kalb ve kafalarına birer yasakçı koymak, yani onları Allah korkusuyla ve haşre iman duygusuyla doldurmaktır. (06.38)

-Sıhhatli bir topluma kavuşabilmek için çocukların mutlaka ahlak dersleriyle yetiştirilmeleri şarttır; bugün güçlü devletler suçları önlemek ve mücrimleri topluma kazandırmak için dinin gücünü de kullanmakta, hapishanelerinde dahi her dinden bilgili insanların gelip mahkumlara ders yapmasına müsaade etmektedirler. (12.53)

-Bizim ülkemizde de, birer suç aleti haline gelen zavallı insanların cürümlerine mani olmak ve onları topluma kazandırmak için bir sürü yol ve metod denendi; ne olurdu sanki bir de dinin gücü ve ahlak eğitimi denenseydi! (18.47)

-Savaşlarda esir düştükten ya da bir köle olarak satıldıktan sonra samimi mü'minlerin yanında öz evlat gibi yetiştirilen ve akabinde hürriyetine kavuşturulan insanlara İslâm literatüründe “mevâli” denilmiştir. Mevalinin eğitilmesi ve görülüp gözetilmesi hususunda selef-i salihînin ortaya koydukları güzel misaller incelenirse, bugünün sahipsiz çocuklarının yetiştirilmeleri hususunda önemli ipuçları bulunabilir. (22.26)

Yorum (40) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/6/2007 - ÖNDEN GİDEN ATLILAR

 

 

Önden Giden Atlılar

Türkçe olimpiyadındaki Türkçe gönüllü küçük kıza, şair Osman Sarı'ya, Fethi Gemuhluoğlu'na Galip Erdem'e Rahşan Gürel'e,Mahir İz’e, Canım efendime,
ve anadolunun islamlaşmasında emeği geçen bütün soylu ruhlara ithafen...

. Horasan’dan gelir gibi geldiler,

çağa direnmesini bilen tam kuşatılmış bir erdiler.

. Kat kat betonlaşan çağ insanının gönlünün en derinine indiler.

. Belli değildi sayıları, belki üçtüler belki yediydiler

. Kırktılar … kalbleri kırıktılar.

. Selâmları selâm kelâmları kelâm gibiydi, göğe baksalar gögü titretirlerdi

. Kalbe teveccüh etseler kalbi “AŞK” diye inletirlerdi.

. Bir lokmayla doymuş bir hırkayla örtünmüş her biri bir “Derviş”tiler.

. Dağ başında değildi tekkeleri, şehrin her karesinde yürüyüşteydiler.

. Kalabalığın en ortasında HAKK’a varmış yağız atlılardı ONLAR!

. Sayıları çok da önemli değildi, belki kırktılar,

ama her biri arzı tutan direktiler.

. Bir yanlarıyla ALP her yanlarıyla EREN diler.

. Bize en saf yanıyla “AŞK”ı öğrettiler.

. AŞK GELİCEK CÜMLE EKSİKLER BİTER, dediler

. HAK AŞKIyla genişlemiş sadırlarını ONUN ADIYLA süslemesini bildiler.

. SEVGİLİdeydi sırları, NÛRdandılar … nurlandıkça nurlandılar.

. Sâdıktılar, fâruktular, mahcubdular, makbûldüler,

. Yüzleri hep kalbe dönüktüler.

. Çoktular … ateş azâbından uzaktılar,

uyumazdı kalbleri bahar vakti çağı onlar ağarttılar.

. Onlardan bulurdu yönünün güneş, ay yerini onlarla bilirdi.

. Her an bir işte, hep direnişte idiler,

eğildikçe yükseldiler ezildikçe kanatlandılar.

. Zaten onlar, kalem kurumadan atlandılar, sakındılar, korundukça … korundular.

. Hangisine uyulsa fark etmezdi, yıldızdılar.. azdılar, çünkü yalnız nâz ve niyâzdılar.

. Yalnız YÂRın YÂRına yârdılar, yalnız YÂRa ağlardılar.

. Aliydiyer, Mıkdâddılar, Selmandılar, Ammârdılar

. Belli değildi adları, kayıtları Haktaydılar.

. Kanatları duadan, duaları candandı.

. Çağ kirlendikçe .. kırıldı kanatları, zaten kalbleri de kırıktılar.

. Dudaklardan silindi kanat sesleri, yağız atlarına bindiler ..

Âh vaktine çekildiler,

. Dizlerinde kaldı elleri!

. İçlerine çekildiler ama yine her an bir işte beklemedeydiler.

. Onlar çekinince yüreklerine, gecenin rengi değişti,

nurdan çığlıklar tuttu gökleri.

. Başaklar küsdü .. onlar boyunlarını eğince .. suların bereketi çekildi.

. Ama ONLAR hep vardılar, çünkü sâdıktılar, âşıktılar.

. Kisvelerini değiytiler sâde, yensiz-yakasız gömleklerinin üstüne,

. yeni yenler dikindiler, yüksünmediler, küsmediler,

. çünkü her biri bir kalb-i selîmdiler!

. En yalnız zamanımızda, en aşksız ânımızda .. yetiştiler. Hızırdan öteydiler.

. Yalnız ve vatansız gibiyken .. sesle koşarak geldiler ...

ateşler saçarak geldiler

. Toz duman savurarak geldiler. Ve âniden …

. Tam yüreğinden ortaladılar kalb ağrılarımızı!

. Bize, hepimize yolundan dönenlerin yerine var edildiğimizi,

ezelden ... hatırlattılar

. YÂRına düşkün, yarına sevdalı yanımızı kanattılar yeniden.

. YÂRın bize dâim yâr ve yardımcı olduğunu bir bir saydılar, saydırdılar adlarını.

. Fâtihler eğilir miydi çağa karşı, çağ ONLAR değil miydi zaten.

. Yavuzlar hilâfet kaftanını düşmana post mu yaptırırdı ..

Unuttukça .. utandık.

. Yenilgimize tarih düşürmüşlerdi yabancı dinli ve yabancı dilli bir avuç yolsuz.

. Bozdular düzenlerini bozuk düzenlilerin.

. Belde-i tayyibeden arz-ı mukaddese kadar tarihi biz yazardık ancak

. Kâinat kitabının şârihi de bizdik. Biz .. ALLÂh İÇİN ..

kılıçlı ve kalemli millettik çünkü.

. Şimdi ... Uyur idik uyardılar bizi sevdamız ile .. Yeniden sınandık AŞK ile ve HÛ ile.

. Yeni bir diriliş için ..kalblerin inşirâhı için ..eskimez bir kalb medeniyeti şuuru ile, kalemlendik.

. ÖNDEN GİDEN ATLILARı anarak, besmele ruhuyla kalelendik.

. Ve ONLARı anarak başlamayı bir vefa bildik.
şimdi,
Beklesin bizi meydan, başlasın devran
. YÂ KAYYUM ! YÂ ALLAH!

“ Nal sesleri sönüyor perde perde

Atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde

Atlılar .. atlılar.. kızıl atlılar

Atları .. rüzgâr kanatlılar

Atları .. rüzgâr kanat

Atları ..rüzgâr

Atları .. at …”

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O dilediğini bağışlar,dilediğine azab eder.Allah,çok bağışlayandır,çok merhamet edendir. (AL-İ İMRAN (129) ) » KUR'ÂN'DA NAMAZ Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Fakat bu, Allah'tan korkanlardan başkasına pek ağır gelir. Bakara Sûresi: 2/45

Kur'an Hatim Programı

Benden Size

Counters
Counters

Kardeşlerim

Özkan Özdemir
kardelenvegul
dostlukrehberi
neslinursema1
uneshan
yolcuhsyn
nurla
selamunaleykum
ladybird
teslimiyet
gullerdiyarim
oysabirumuttu
emelsen
fuadyusufoglu
lamelif
insanlik
cile
nergisce
islamimucadele
rumeysa1980
baskadiyardan
islambirligi
alike
hizmetnimettir
nurislam
showmelove

Cursors

a href="http://www.benimblog.com/htmlkod/fare+imleci+cursors+2/">
Fare İmleçleri ve link efekt kodları