Ya Rabbi..!! Senden Gelen Her Ne Varsa AMENNA!!!

Kur'an Hatim Programı

17/3/2007 - Bayram namazında askerimizi örten bulutlar

Bayram namazında askerimizi örten bulutlar
İlahi yardım müslüman askerlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Bedir’den, Huneyn’e Çanakkale’den Sakarya’ya, oradan Kore’ye kadar birçok sıradışı olay yaşanmıştır.

Çanakkale savaşının en çok konuşulan ve Allah’ın (cc) bizlere yardımını açıkça ortaya koyan önemli bir olay da bulutların namaz kılan askerlerimizi örtmesidir. Savaşın başlamasından bitimine kadar meydana gelen birçok olay nedeniyle yabancılar dahi bunu tasdik etmiştir. 1915 yılının Temmuz ayı ile Ağustos ayları arası Ramazan’dır ve Mehmetçik oruçlarını aksatmadan tutmuş, mücadelesine devam etmiştir. Bayram yaklaşırken akıllara şu soru gelir: “Acaba bayram namazı nasıl kılınacak? Toplu halde kılınan bir namaz savaş durumunda uygun olacak mı? Acaba kılamayacak mıyız?” Bütün bu endişeleri yaşayan bir gazimiz neticeyi şöyle anlatıyor:

“Gelibolu’da oturmakta idim. Çanakkale’de 9. Tümen teşekkül edince gönüllü olarak kıtaya kaydoldum. Savaş ilerledikçe din görevlilerinin yerleri de belirsiz olmuştu. Bizim gibi gençler -o zaman 28 yaşındaydım- savaşın içinde görev yaparken, yaşlılar Sargıyeri ve hastanelerde görev ifa ediyorlardı. Ben, Seddülbahir Cephesi’nden savaş bitinceye kadar hiç ayrılmadım. Miladî 1915 yılında Ramazan, 13 Temmuz Salı günü başlamış. 11 Ağustos Çarşamba günü bitiyordu. Arife günü idi cephe kumandanı Vehip Paşa beni çağırdı.

“Hafız, askerin bir talebi var. Yarın Ramazan Bayramı, sabahleyin hep beraber bayram namazı kılmak istiyorlar. Eratın toplu bir halde bulunmaları tehlikeli ve düşman için bulunmaz bir fırsattır. Tekliflerini kabul etmedim. Sen de, münasip bir lisan ile anlatırsın!” dedi.

Paşanın yanından ayrılmıştım ki, zamanın ulularından gözü gönlü Hak adına bağlanmış arif, zarif bir zat çıktı karşıma. Bilgide kimse onunla yarışamazdı. Develer yükü okumuştu. Sohbette onu dinleyenler yangın içinde olsalar sohbetini bırakıp ateşten kaçamazlardı. Bu zat o gün orada idi.

Bana dedi ki: “Sakın ola ki erata bir şey söyleme, gün ola, hayır ola! Allah ne derse o, olur!”

12 Ağustos 1915 Perşembe günü Ramazan Bayramı’nın sabahı erken kalktım. Müslüman Türk askerleri, bayram namazını mutlaka eda edeceklerdi... Aynı göle dökülen sular gibi; Allah sevgisinde birleşen yüzlerce asker de ayakta idi. Hak katında birlikte secdeye varacaklardı. Hep beraber başımızı göğe kaldırdık; hevenk hevenk beyaz bulutlar göründü. Biraz sonra da bu bulutlar yere çöktü. Herkes “Allahü Ekber!” deyip yüzlerini toprağa sürdü. Hepimizin içinde ince bir huzur çiçeklenmiş ve Yüce Allah bizi bulutlar arasında görünmez hale getirmişti. Bu ulu kişi askerin karşısında baş kesti; sonra o derin, o tatlı ve yanık sesiyle, Hazreti Kur’ân’dan “Fetih Sûresi’nin 1’den 9. ayetine kadar okudu. Sonra iki rekat bayram namazı eda edildi. Namaz bitiminde, yüzlerce asker hep birden, “La ilahe İllallah Muhammedün Resûlullah” sözlerini devamlı tekrarlıyorlardı. Askerin betleri benizleri kül gibi olmuş, kimsenin yüreğinde dur durak kalmamıştı. Bu duruma taş olsa dayanamazdı. Görenler mi, söyleyenler mi dayanacak? “Allah! Allah!” diyen kendinden geçiyor, sanki birlikte göklerde uçmak istiyorlardı. Allah ile bir bütün olmanın ilahi ahengi içinde varlıklarından, benliklerinden soyunmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi.

Zığındere’nin susuz yatağında, bir alçalıp bir yükselen ‘’La ilahe İllallah” sesleri, insanın kalbini kah varlığın sonsuz ufuklarında koşturuyor, kah yokluğun takat getirilmez güzelliğinde dinlendiriyordu. Hak’tan başka Hak yoktu. Tekrarlanan hep buydu... Sonra, kısa bir sessizlik oldu ve arkasından düşman siperlerinden yükselen, “Allahü Ekber, Allahü Ekber!” sesleri bir uğultu şeklinde bize kadar perde perde geldi..

Daha sonraki günlerde öğrendik ki, İngiliz sömürgesinin Müslüman askerleri; Müslüman Türk askeri karşısında savaştıklarını duyunca isyan etmişler ve derhal geriye alınıp, cepheden uzaklaştırılmışlardı.

12 Ağustos 1915 tarihinden sonra, Seddülbahir cephesinde durum oldukça sakinleşirken, Anafartalar cephesinde ise; kan gövdeyi götürmekteydi. Evladım, bu bulutları yere indirip sis halinde bize gösterilmesi ancak Hazreti Allah’ın emriyle, dört büyük melekten biri olan Mikail Aleyhisselâm tarafından yerine getirilmiştir. Bu olay, Ulu Allah’ın (cc) büyük bir mucizesidir.” (M.İhsan Gençcan, Ç. S. ve Menkıbeler, İst.1998 s. 75)


Kore’de de bulutlar askerlerimizi örtmüştü

Kore Savaşı’nın efsane isimlerinden Albay Celal Dora, 1951’de yaşanan bayram namazı hadisesini şöyle anlatıyor:

“6 Temmuz 1951 günü. Ramazan Bayramı’nın birinci günü idi. Bayram namazını ihtiyat bölgesinin ortasında ve etrafı yüksek kavak ağaçları ile çevrili zümrüt gibi yemyeşil büyük çayırlıkta bütün tugayca toplu olarak kılmamızı kararlaştırdıktan sonra içimde bir ürperti hissetmiştim.

Beş bin kişi namazda iken maazallah düşmanın bir uçak filosunun, taarruzuna uğradığımız takdirde ne büyük bir felâkete uğrayacağımızı gözümün önüne getiriyor ve bir türlü gönlüm razı olmuyordu. General Tahsin Yazıcı’ya taburların kendi bölgelerinde ve ayrı ayrı namazlarını kılmalarını teklif ettimse de imam adedinin azlığı yüzünden imkân görülmemişti.

O sabah, hava çok açık ve berraktı. En küçük bir parça bulut dahi yoktu. Birlikler çayırlık bölgeye gelirken onlarla birlikte bir sis tabakası da çayırlık üzerine çökmeye başlamıştı. Cemaat çoğaldıkça bu sis tabakası da kesafet peyda etmiş ve 10 metre ilerisi görünmez bir hâl almıştı.

Bir hikmeti ilâhi bu sis tabakası yalnız kavaklık bölgenin dışında inhisar etmiş ve bu bölgenin dışında kalan sahada sisten hiçbir emâre görülmemişti. Cenâbı Hakk’ın Türk birliğini koruduğunun en büyük nişanesi olan bu sis tabakası içinde namazımızı kıldıktan, duâsını yaptıktan ve bunu müteakip birbirimizle sarmaş dolaş bayramlaştıktan sonra birlikler kendi bölgelerine giderlerken sis de birdenbire ortadan kaybolmuştu.

(Bkz: Celal Dora, Kore Savaşı’nda Türkler, 1950-1951, İstanbul, 1963)

Düşmanın meşhur Golyat adlı zırhlısının batırılması olayında da ortalığı bir anda kaplayan sis Osmanlı askerlerinin çok işine yaramıştı. Haince saldırılar planlayan Golyat, bu şekilde teslim alınabilmişti. Golyat’in batırılması karşısında da General Hamilton hüsranla şu satırları yazmıştı: “Dün geceki kesif sis sırasında, bir Türk torpidobotu, Çanakkale Boğaz’ından sızıp Golyat zırhlısını torpidoladı. Düşman madalyayı hak etti. Kahrolsunlar!”

Sadece bulut olayları değildi meydana gelenler. İngilizler yön bulmak için kullandıkları pusulalarında bile zaman zaman akıl almaz oynamalar görüyor ve ne yapacaklarını şaşırıyorlardı. Örneğin John Hargrave adlı İngiliz subayının verdiği raporda, elindeki pusulanın sık sık yön değiştirdiği ve aynı anda birçok yeri kuzey olarak gösterdiği yazılıdır. Üç Anzak istihkam askerinin yemin ederek ve Anzak Sahra Birliği’ndeki diğer 19 arkadaşlarını da şahit göstererek anlattıkları “Düşman yutan bulut” hadisesi şu şekildedir: 267 kişilik Norfolk Kraliyet Taburu, Alçıtepe’den bir önceki tepe olan 60. tepeye doğru rahat bir şekilde ilerler. Havada soluk renkli bulutlar vardır. Bu bulutlar saatte 6 veya 8 km. hızla esen rüzgâra rağmen sabit bir şekilde durmaktadırlar. Bunlardan yaklaşık 250 m uzunluğunda 60’ar metre eninde ve 60 m yüksekliğinde olan bir bulut tepeyi kaplamıştır. Norfork Kraliyet alayının subayları ve askerleri bulutun içine girmeye başlarlar. Son asker de girince bulut yükünü almış bir uçak gibi havalanmaya başlar. Havadaki diğer soluk renkli bulutlarla birleşerek kuzeye yani Trakya tarafıa doğru gider. Savaş sonrasında bu 267 kişilik alayın bir tek ferdine bile -ne ölüler arasında ne de esirler arasında- rastlanamamıştır.
Sayı: 223
Bölüm: Çanakkale Destanı



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-04-06 13:17:13 - selamün aleyküm

Yazan: cansofi
CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN DUA İLE
Bağlantı

2007-04-06 10:12:07 - SELAMÜN ALEYKÜM ,HAYIRLI CUMALAR

Yazan: bahargunesi
Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki bütün şeyler kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmek istemez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve defalarca şehit olmayı ister.
(Buhari, Cihad 21)
Bağlantı

2007-04-03 09:32:17 - sa

Yazan: hvvnr2000
paylaşımın için teşekkürler
Allah yar ve yardımcınız olsun
selam ve dua ile
Bağlantı

2007-03-30 23:09:59 - Hayirli Cum'alar ,ve Kandiller...

Yazan: inciTanem90
Esselamu Aleykum Kardesim Bogunuz guzel olmus! Emeginize saglik!!
Hayirli Cum'alar ,ve Mevlid Kandiliniz Mubarek Olsun!!
Dualarinizdan eksik etmeyin bizleride insaAllah!!
Fi emanillah!!
Selam ,dua ve Baki muhabbetle...
Bağlantı

2007-03-30 12:26:31 - Selamün Aleyküm

Yazan: cansofi
Hz. Aişe ra dan rivayet edildiğine göre:
Kim Cuma günü bana salavat getirirse kıyamet gününde ona şefaatim hak olur
Enes r a dan rivayet edildiğine göre:
Cuma günü bana bolca salavat getirin. Çünkü Cebrail asm bana az önce geldi ve Rabbisinden şu bilgileri getirdi
Yeryüzünde bir müslüman sana bir kez salavat getirirse, ben ve meleklerim ona on kez salat ederiz.
HZ.Muhammed Allahümme sali ala seyyidina ve nebiyyina Muhammed
MEVLÜD KANDİLİMİZ ve CUMAMIZ TÜM ALEM İ İSLAMA MÜBAREK OLSUN
Bağlantı

2007-03-30 10:53:05 - tebrik

Yazan: bekiryigit
Duanız kabul, ameliniz makbul, hizmetiniz daim olsun. Saadetiniz kaim olsun. Kandiliniz kutlu olsun.
NİCE HAYIRLI KANDİLLERE.............
Bağlantı

2007-03-30 10:35:57 - hayırlı kandiller

Yazan: sessizciglik1




SevgiLi ArkadaşLar...



Türkiye Saati iLe bu akşam http://www.sirdasim.com/seslichat.htm SESLİ SOHBET sitemizin İSLAM odasında ÇanakkaLe şehitLerimiz için okuduğumuz cüzLer ve KutLu doğum haftası için yapmış oLduğumuz MUKABELEmiz bu akşam bitiyor...



MukabeLenin akabinde HATİM duamız vardır,hatim duamızın ardından dini sohbetler ve iLahiLer eşLiğinde güzeL bir gece bizLeri bekLiyor.



Sayfamı ziyarete geLen tüm blogcu dostLarımızı bu akşam 22:00 SESLİ SOHBET http://www.sirdasim.com/seslichat.htm sitemizin İSLAM odasında görmek bizLeri çok mutLu edecektir...





http://www.sirdasim.com/seslichat.htm



Tıklayın SizLerde BizLere Katılın
Bağlantı

2007-03-30 09:53:08 - Biz hep onu hatırlatırız

Yazan: annelerimiz
NAAT-I RESUL
Sensin eflak-ı cihana rahmeten lil alemin
Sensin arınmışların akı resul-ü salimin
Sensin şefaatı kübra ümmet-i zaliminin
Sensin alemi mizanda cümle resul amiriyn

Sendedir aşk-ı muhabbet, ateş-i aşk sendedir
Sendedir ab-ı hayatın sırrı, el Hayy sendedir
Sendedir sıfat-ı aşkullahı devran sendedir
Sendedir cümle cihanın özü, ruhu sendedir

Senindir o liva-ül hamd, havz-ı Kevser senindir
Senindir meva ve adn, firdevs-i huld senindir
Senindir şefaat tacı, arş-ı miftah senindir
Senindir gölge-i Arasat, ali mahmud senindir

Sendedir zübde güzellik, hüsn-ü cemal sendedir
Seni vasfetme natı, şimdi bu dem bendedir
Ahsen-i takvim olup da, insan-ı kamilsin dost
Lütfedersin ki cemalin cilve-i naz sendedir
varıdatı sır yani



bu kandili nebi ve mevlüdi şan
sizlere ve ümmeti muhammede
sevgi ve muhabbetlerle şevk ve gayret getirsin amin.
Bağlantı

2007-03-30 09:05:27 - selam

Yazan: sonsuzlukkervani
Güllerin bile tadını,rengini ve kokusunu kendisinden aldığı,Sonsuzluk Kervanının en başındaki biricik Efendimizin bizleri de kervanına dahil etmesi umuduyla Kandiliniz mübarek olsun…Hem Fani olan bu dünyada hem de asıl ve asil olan öteki alemde mutluluklar bizlerden yana olsun…kendinize iyi bakın…Allah Yar ve yardımcınız,Hızır yoldaşınız olsun
Bağlantı

2007-03-29 23:02:46 - S.A

Yazan: SUBAT75
GÜL BAHÇESİNE GİRENLER GÜL OLMASADA GÜL KOKARLAR, KAİNATIN EN GÜZEL GÜLÜNÜN KOKUSU ÜZERİNİZDE OLSUN. KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN......
CUMANIZ HAYR OLSUN.....
Bağlantı

2007-03-27 13:09:50 - Selamün Aleyküm

Yazan: cansofi
"Allah'ın kelâmıyla birbirinizi seviniz. Muhakkak bilmelisiniz ki Allahü Teâlâ ahdini bozanlara gazab eder." Hz.Muhammed sav.
Bağlantı

2007-03-23 10:24:27 - hayırlı cumalar :)

Yazan: zahara
Cuma, fakirlerin haccıdır ve müminlerin bayramıdır ve gök ehlinin
bayramıdır ve Cennette de bayram günüdür. Günlerin en iyisi, en
şereflisi Cumadır. Hadîs-i şerîf
kalb-i duayla...
Bağlantı

2007-03-21 16:01:45 - S.A

Yazan: sohbetsevenler
Ya Rabbi! Hazret-i Peygamber (s.a.v) ile sahabe-i kiram arasında tahakkuk eden sohbetlerdeki güzellikleri bizim kalplerimize de ihsan eyle! Bizleri salihler cemaatiyle birlikte haşreyle

Amin
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O dilediğini bağışlar,dilediğine azab eder.Allah,çok bağışlayandır,çok merhamet edendir. (AL-İ İMRAN (129) ) » KUR'ÂN'DA NAMAZ Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Fakat bu, Allah'tan korkanlardan başkasına pek ağır gelir. Bakara Sûresi: 2/45

Kur'an Hatim Programı

Benden Size

Counters
Counters

Kardeşlerim

Özkan Özdemir
kardelenvegul
dostlukrehberi
neslinursema1
uneshan
yolcuhsyn
nurla
selamunaleykum
ladybird
teslimiyet
gullerdiyarim
oysabirumuttu
emelsen
fuadyusufoglu
lamelif
insanlik
cile
nergisce
islamimucadele
rumeysa1980
baskadiyardan
islambirligi
alike
hizmetnimettir
nurislam
showmelove

Cursors

a href="http://www.benimblog.com/htmlkod/fare+imleci+cursors+2/">
Fare İmleçleri ve link efekt kodları