Ya Rabbi..!! Senden Gelen Her Ne Varsa AMENNA!!!

Kur'an Hatim Programı

16/8/2006 - Meleklerin Varlığı, Mahiyeti ve Özellikleri

Kategori: ilmihal

Meleklerin Varlığı, Mahiyeti ve Özellikleri

Kâinatta çok küçük bir yer işgal eden gezegenimizde binlerce çeşit hayat ve yaşama şekilleri mevcuttur. Tam bu noktada akla şöyle bir soru gelmektedir: Acaba, yeryüzünde vaziyet böyle iken, dünyadan çok daha büyük yıldızların, gezegenlerin ve sistemlerin kendi şartlarına uygun canlı ve şuurlu sakinleri var mıdır? Bu soruya bir çırpıda verilecek ‘hayır’ cevabı elbette ki yanıltıcı olacaktır. Bütün hayat şartlarını sadece kendi dünyamızın hayat şartlarına kıyas edip diğer gezegen ve yıldızları şuur sahibi canlılardan hâlî/boş görmek hiç de makul değildir. Çünkü, bizler oralara ait şartların içine girip de araştırmış değiliz. Şu hâlde bilmediğimiz bu gibi mevzularda, bu sahanın uzmanları, özel donanımlı müstesna varlıklar olan peygamberler tarafından bizlere anlatılanları dikkate almamız gerekir.

Konuya, akla ufuk açabilecek temsilî bir kıyas ile yaklaşmaya çalışalım: Sayısız hazineleri ve eşsiz sanat harikaları bulunan bir Sultan düşünelim. Bu Sultan, emsalsiz diyebileceğimiz muhtelif saraylardan bir şehir kurmuş ve o muhteşem şehrin bir köşesinde de bir kulübe ebadında küçük bir ev/hane yaptırmıştır. Biz, bu küçücük binada büyük bir faaliyet ve hareket olduğunu bizzat gözlerimizle müşahede ediyoruz. Sonra gözlerimizi o muhteşem saraylara çeviriyoruz; fakat oralarda kimseleri göremiyoruz. Şimdi, bizim bu göremeyişimizi hangi sebebe bağlamak daha uygundur?

1. Göz zaafımıza,

2. Sakinlerinin bizden saklanışına,

3. Oralarda kimselerin olmayışına.

Böylesine muhteşem bir şehirde ‘binlerce sarayın boş, sadece küçücük bir binanın binlerce canlıyla dolu’ oluşunu kabul manâsına gelen son görüş, aklı başında birisinin kabul edebileceği bir görüş değildir. O hâlde ya göz zaafımız o sarayların sakinlerini görmemize manidir, yahut o sakinler bilemediğimiz hikmetlerle bizden gizlenmektedirler.

İşte meseleyi zihinlere yakınlaştırma maksadına yönelik olarak arz etmeye çalıştığımız bu ‘muhteşem şehir’ örneğindeki küçücük bina, ‘dünya’mızdır. Bu şehirdeki büyük saraylar da dünyamızın dışındaki yıldızlar ve sistemlerdir. Şimdi bu örneğimizin ışığında düşünelim. Kâinat şehrinin ‘dünya’ isimli küçük bir noktasında/haneciğinde bin bir ışık, renk ve ses cümbüşüne ve de sürekli bir faaliyete şahit olup seyreden birisinin, o muhteşem yıldız saraylarını ‘boş’ zannetmesi doğru mudur? Elbette ki, hayır. Zira oralarda da hayat vardır ve oraların da şuurlu sakinleri mevcuttur. Bizim onları görmeyişimiz onların olmamasını gerektirmez. Göremeyişimiz, ya bizim gözümüzdeki bir zaaftan ya da onların başka bir boyutta oluşlarındandır.

Şu hâlde, meleklerin gözle görülmez, duyu organlarıyla algılanamaz oluşları, inkâr edilmeleri için bir gerekçe olamaz. Zira onların görünmeyişleri, var olmadıklarından veya asla görünmez olduklarından değildir. Bu, bizim onları görecek bir kabiliyet ve kapasitede yaratılmadığımızdandır. Başka bir ifadeyle, meleklerin görünmeyişleri, onların bizim gözlem ve tecrübeye dayanan bilgilerimizin ilgi alanı dışında kalan fizik ötesi varlıklar oluşlarındandır. Bugün var olduğu ilmen ispat edilen veya hissedilen nice varlıklar vardır ki biz onları çıplak gözle göremiyoruz.

Melekleri bize birçok özelliğiyle tanıtan Kur’ân-ı Kerim, onların nasıl bir unsurdan yaratılmış oldukları hususunda bilgi vermez. Onlarla ilgili bu bilgiyi biz, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hadislerinde görmekteyiz. Bir hadis-i şerifte “Cinlerin ve şeytanların ateşten, Hz. Âdem’in topraktan/çamurdan, meleklerin ise, nurdan yaratıldığı” (Müslim, Zühd 10) bildirilir.

Melekler, öfke, kin, gazap, kıskanma ve haset gibi negatif duygulardan uzak bulunmaları ve beşere ait diğer his ve meyillerden korunmuş olmaları yönüyle, onlar için, isyan ve başkaldırma gibi her hangi bir günah söz konusu değildir.

“Allah’ın kendilerine emrettiği şeylere isyan etmezler ve ne ile emrolunuyorlarsa onu yerine getirirler.” (Tahrim sûresi, 66/6.)

İnsanların sahip oldukları yemek, içmek, erkeklik, dişilik, evlenmek, gibi fiil ve özelliklerden uzak ruhanî birer varlık olan meleklerin, makamları sabittir ve onlar için bir ücret de söz konusu değildir, ama, Allah namına işledikleri her emirde latif bir zevk ve hoş bir lezzetleri vardır. Allah’a karşı derecelerine göre feyiz (manevî bir keyif) alırlar. Nurdan ibaret varlıklar olmaları yönüyle, ihtiyaç duydukları gıdalar da manevîdir; zikir, tesbih, hamd ve Cenab-ı Hakk’a ait mârifet ve muhabbet nurlarından lezzet alırlar ve O’na ibadet hususunda ne bir büyüklük duygusuna kapılırlar ne de yorulup usanırlar:

“… O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tesbih ederler.”

Ayrıca melekler, kendilerine has latif ve nuranî bir yapıya sahip olmaları sebebiyle hareket ve nüfuz keyfiyetleri son derece süratli ve mükemmel olan varlıklardır. Kur’ân’da onların bu özelliklerini ifade sadedinde şöyle buyrulur:

“Melekler ve ruh, O(nun arşı)na -miktarı (dünya senesi ile) elli bin yıl olan- bir günde yükselip çıkarlar.” (Mearic sûresi, 70/4)

“Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a hamd olsun…” (Fatır sûresi, 35/1)

Gerek Kur’ân’da gerekse hadis-i şeriflerde meleklerin kanatlarından söz edilir. Bu kanatların, içinde bulunduğumuz âleme ait varlıkların kanatlarıyla aynı olduğunu söyleyemeyiz. Meleklerin farklı bir boyutta hayat süren nuranî varlıklar olduğu göz önünde tutulursa, bunların kuş veya uçak kanatları gibi maddî vasıflara konu etmenin doğru olmayacağı ortadadır. Melekler, beşerin idrak vasıtalarıyla tanınamayacak bir yapıdadırlar. Şu hâlde bu kanatların mahiyetini ancak Allah ve onları gören peygamberler bilebilirler.

Meleklerin kanatları hakkında bilinmesi gereken bir husus da şudur: Bu kelimenin Kur’ân’daki karşılığı ‘cenah’tır. Cenah ise sadece ‘kanat’tan ibaret olmayıp ‘yan, taraf ve hususiyet’ gibi mânâlara da gelmektedir. Bu cümleden olarak, Kur’ân’da ‘ulî ecniha’ şeklinde geçen bu ifadeyi, güç ve sür’at gibi meleklere verilmiş olan hususiyetlerin çeşitliliği veya Allah katındaki dereceleri’ olarak anlamak da mümkündür.

Melekler, Allah’ın emir ve izni ile çeşitli şekillere girebilen varlıklardır. Melekler peygamberler tarafından hem aslî şekilleriyle hem de, temessül etmiş oldukları başka şekilleriyle görülmüşlerdir. Meselâ, Cebrail (a.s.) Hz. Meryem’e bir insan şeklinde görünmüştür Hz. İbrahim’e (a.s.) bir oğul müjdesiyle gelen melekler de, insan şeklinde görünmüşlerdir. Hz. İbrahim onları misafir zannederek kendilerine yemek hazırlamış, fakat yemediklerini görünce korkmuş sonra da onların melek olduğunu anlamıştır. Bu âyetten meleklerin yiyip içmediği sonucu da çıkmaktadır. Keza, Cibril hadisi olarak bilinen, -iman, İslâm ve ihsan kavramlarının tanımlarının yapıldığı- rivâyette de belirtildiği gibi, Cebrail sahabiler tarafından insan şeklinde görülmüştür. (Müslim, İman 37; Ebu Davud, Sünnet 15)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-08-16 08:47:22 - selâm

Yazan: newsedat
O kadar zahmet edip yazdınız, benim küçük bir sorum için bu kadar zahmetinize nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Allah razı olsun. biliyorum, itikadi bir mesele olduğu için sorumu bu kadar ciddiye aldınız. çok teşekkür ederim. imanın şartları altı tane olup bunlar hakkında yanlış itikad tehlikelidir. bilmiyorum tam olarak benim itikadım yerinde midir, ama bu meleklerin vasıfları hakkında çok şükür -kanatlarına kafamı takmış olmamdan başka- bir hatam olmadığını sanıyorum. şimdi bu kadar açıklama yaptınız ya, artık kafama ne takılsa sorarım:) Allah razı olsun..
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O dilediğini bağışlar,dilediğine azab eder.Allah,çok bağışlayandır,çok merhamet edendir. (AL-İ İMRAN (129) ) » KUR'ÂN'DA NAMAZ Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Fakat bu, Allah'tan korkanlardan başkasına pek ağır gelir. Bakara Sûresi: 2/45

Kur'an Hatim Programı

Benden Size

Counters
Counters

Kardeşlerim

Özkan Özdemir
kardelenvegul
dostlukrehberi
neslinursema1
uneshan
yolcuhsyn
nurla
selamunaleykum
ladybird
teslimiyet
gullerdiyarim
oysabirumuttu
emelsen
fuadyusufoglu
lamelif
insanlik
cile
nergisce
islamimucadele
rumeysa1980
baskadiyardan
islambirligi
alike
hizmetnimettir
nurislam
showmelove

Cursors

a href="http://www.benimblog.com/htmlkod/fare+imleci+cursors+2/">
Fare İmleçleri ve link efekt kodları